a
Bağımsız ve deneysel yaratım alanı.

Takip Et

Haber bülteni

Culter Nedir?

Culter, bireyin davranışında veya yaşamında doğrudan ya da dolaylı olarak bir değişme meydana getirme çabasıdır. Sanatın biçimleri ve pratiklerini; içinde bulunduğumuz toplumun, toplumsal yapının, kurallarımıza, sınırlarımıza, çerçevelerimize, amaçlarımıza ve koşullarımıza uygun biçimde yeniden düzenlenerek projeler halinde kitelerle buluşmasıdır.

 

 

Kurucu Organizmalar

Nuri Görsev

Sanat Direktörü

Beykent Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Oyunculuk Bölümü’nden mezun oldu. 2012-2014 yılları arasında işçi tiyatroları üzerine çalışmalar yaptı. Ulusal ve Uluslararası organizasyonlarda, workshop’larda oyuncu olarak yer aldı. Çeşitli tiyatrolarda oyunculuk ve yönetmenlik yaptı. Tv dizisi, kısa film, belgesel alanlarında oyuncu olarak yer aldı ve tv programlarına konuk olarak katılarak “işçi tiyatrosu” üzerine deneyimlerini paylaştı. 2014 yılında kurucularından biri olduğu Tiyatro Sahnesiz’in “Maskeliler” adlı oyunuyla Direklerarası Seyirci Ödüllerinde “Umut veren tiyatro topluluğu” ödülünü aldı. Halen oyuncu ve eğitmen olarak tiyatro yaşamını sürdürmektedir.

Selçuk Demirci

Sanat Direktörü

Arel Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Tasarım Bölümü’nden mezun oldu. Üniversitesinin 2. yılında kendisine bir atölye açtı. Bu atölye kısa bir süre sonra Atölye Gramofon adıyla uluslararası grafik tasarım ve reklam hizmetleri vermeye başladı. Birçok proje için fotoğraflar, videolar, afişler üretti. Hareketli tasarım, poster vb kategorilerde çalıştı. Dereceler aldı.

Kadınlar ve çocuklar için birçok proje üretti. Çocuklar için İllüstrasyon ve Karakter Tasarımı atölyeleri düzenledi.  İklim Değişikliği ve Sürdürülebilirlik konularında aktif rol aldı.

2018’de Culter’ın kurucu ortağı oldu. Bugün çalışma hayatını Atölye Gramofon ve Culter’ın yanında kişisel sergi ve projeleri ile sürdürüyor.

 

 

Amaç ve Amaca Uygunluk

Bireye, topluma ve sanata giden yolda;

Her şeyi somutlaştıran ve kendi hedefleri doğrultusunda tüm ahlak değerlerini bir kenara bırakabilen kişi, kurum ve kuruluşları, çıkmazlarından ellerinden tutup çıkarmanın, varolmalarını sağlamanın ne sanata, ne kendimize ne de topluma herhangi bir fayda sağlamadığını gördüğümüzde elimizde tek bir seçenek vardı:

Kendi yeteneklerimizi ve imkanlarımızı; kendi yarattığımız alanlarda, kendi değerlerimizle kullanmak.

Sanatın ya da organizmaların ihtiyacını karşılamanın yolu savrulmak olmamalıydı. Bu biçimin ısrar sebebi, kişiyi sadece kendi içindeki güç anlayışını kuvvetlendiriyor olmasıydı. Oysa biz sosyal bir etki yaratmak ve organizmaların, en çok da insanların zihinlerinde her seferinde bir soru işareti bırakmak istiyorduk. Ve başladık:

Biri tiyatrocu diğeri tasarımcı iki arkadaş. Kolektif çalışan küçük bir ekip. Ve bitmek bilmeyen bir yıl!

Şimdi,

Düşündük ki;

En büyük eksik, bir süre. Objektifleri ve açıları belirlenmiş, bir enstantane.

Ve gördük ki, insanoğlu her zaman her şeyi bildiğini iddia eden fakat kendi deneyimlerinden çıkardığı sonucun ötesine gidemeyen bir organizmalar bütünüdür. Biz bu acımasız varoluşun bir ürünü olmak yerine, birer ampirist olduğumuzun bilincine vararak ve bu yaklaşımın deneyimlerine kendimizi teslim ederek bir ölçek daha anlamak, yaşamı ve toplumu yaşanabilir kılmak istedik.

Kendimizden öteye gitmek istedik ve yaşama bilincinin ancak bir arada deneyimlenerek sahip olunabilecek bir özellik olduğunu fark ettik. Ve sizin için 350m2’lik bir deneyim alanı inşa ettik.

Özetle;

Denemek, yanılmak, var olmak ve var etmek, gerçeği aramak değer yaratmak, yaratılanı tartışmak için. Kült’ü yaratmak ve kült olmak için. Biz size ve kendimize bir süre ayırmak için buradayız ve en önemlisi:

“Size ayrılan sürenin henüz başındayız”

 

 

Sosyal Etki

Yaratacağımız sosyal etkinin şeffaf, görünür ve sürdürülebilir olması amaçlarımızın temelidir.